Ana Sayfa Genel Sağlık Panik Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Panik Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Panik Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Panik bozukluk belirtileri yaşamayan birçok kişi bunun gerçek bir his olduğuna inanmamaktadır. Kişi, başına gelmeyen bir şeyin başka biri tarafından yaşanılıyor oluşuna anlam veremez. Panik atak ani bir şekilde ortaya çıkan, kişinin yaşamış olduğu yoğun stres neticesinde bir korku haline bürünmesi ile gelişen ve sürekli endişe halinin yaşandığı bir hastalık şeklinde ifade edilebilir. Çoğu panik hastası bir süre toplumdan kendini soyutlama ihtiyacı duymaktadır. Sürekli bedenini dinleme, herhangi bir yerinin ağrıdığı, göğsünde sıkışma olduğunu hissettiğini söyleme eğilimlerine girmektedir.

Panik bozukluk belirtileri ile kişi, zamanla kendi hayatı konusunda oldukça büyük kaygılar içerisinde olmaya başlamaktadır. Evli ise eşinin onu bu rahatsızlığından dolayı terk edeceğini düşünmeye başlamaktadır. Evli olmayan bir kişi erkek ya da kız arkadaşının kendisini terk edebileceği hissine kapılmaktadır. Bu his zamanla büyük bir korkuya dönüşmektedir. Hasta kendini bu duruma hazırlamakta her an beklediği olayın olacağını düşünmektedir. Bu korku hali vücut fonksiyonlarına da zarar vermeye başlar. Kalp ritim bozuklukları, nefes almada güçlük, aşırı terleme ya da üşüme hissi, el ve ayakların uyuşmaya başlaması, baş dönmesi sorunları gibi sorunlar yaşanmaya başlar. Kalp ritim bozuklukları hastayı bu sefer sanki kalp krizi geçirecekmiş hissine doğru sürüklemektedir.

Panik Bozukluk Belirtileri Başladığı Zaman Ne Yapılmalıdır?

Panik bozukluk belirtileri başladığı zaman yapılması gereken, hiç vakit kaybetmeden ve vaka daha ilerlemeden bir hekime gözükmektir. Hasta başlangıçta “ben iyiyim” diyerek doktor ile görüşmeyi reddedebilir. Sabırla ikna etmekten başka yapılabilecek bir şey yoktur. Hastanın ikna olması adına sabırlı ve özverili davranılması gerekmektedir. Panik bozuklukta hasta ile inatlaşmak en yanlış uygulamadır. Hastaya aslında bunun bir hastalık olmadığını sadece ufak bir doktor ve terapi desteği ile kendini iyi hissetmesi için hastaneye gidilmesi gerektiği konusunda bilgi verilmesi yerinde olacaktır. Hasta hiçbir zaman iyileşemeyeceğini tekrarlamaya başlayabilir. Böyle durumlarda yakın çevresi, eşi, iş arkadaşları, anne ve babası, çocukları hastaya zaten hasta olmadığını sadece bir kaygı sorunu yaşadığını bunun da üstesinden gelebilecek bir kapasitesinin olduğunu söyleyerek telkin etmelidir.

Panik bozukluk belirtilerini yaşayan hastanın sürekli olarak başına ya da yakınlarının başına kötü bir şey geleceği hususunda kaygı duyması ve doktor tedavisine ikna edilemediği durumlarda, hastanın gidişatı daha da kötüye gidebilir. Yalnız kaldığı zamanlarda sürekli kendisini dinleyecek olan kişi zamanla kendini çıldırma noktasına geldiği yönünde hislere kapılacaktır. Hekim desteği almayan kişinin endişeleri daha da artacak ve önüne geçilemeyecek bir duruma getirecektir. Bu endişelerinden dolayı hayatına son veren kişiler bulunmaktadır. Bu sebeple panik bozukluk konusu üzerinde yoğun bir şekilde durulmalı, hasta mümkün mertebe hekim kontrolüne yönlendirilmelidir. Aksi taktirde hastayı kaybetme noktasına kadar gelinebileceği unutulmamalıdır.

Panik Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?

Panik bozukluk belirtileri yaşayan kişiler durumun en başında bir hekim kontrolüne girdiğinde her şey yolunda gidecektir. Hasta hekimin önerdiği ilaçlar neticesinde önce bir miktar rahatlayacak, günlük hayatına devam edecektir. Bir süre sonra ilaç tedavisinin yerini terapi seansları alacaktır. Yüz yüze görüşme sağlanacak ve hasta ile sohbet ortamı kurularak bir tedavi yöntemi uygulanmaya başlanacaktır. Hasta konuşma terapilerinde hekime hastalığın başlangıç noktasını vermelidir. Başlangıç noktasından yola çıkma sureti ile uygulanacak konuşma terapisine de ve hastalığın ilerleme kaydettiği aşamalarına göre belirli bir terapi planı oluşturulmalıdır. Oluşturulan plan çerçevesinde, hekim tarafından belirlenen gün ve saatlerde hasta muhakkak bir arkadaşına çay içmeye gider gibi hekimi ziyaret etmelidir. Tamamıyla bir sohbet ortamı olacağı için hastaya kendini rahat hissettirebilecek tüm önlemler alınarak terapilere başlanacaktır. Yüz yüze terapiler hastanın iyileşme sürecine bağlı olarak sıklaştırılıp, azaltılabilir. İyileşme ve tedavi süreci tamamıyla hastanın iyileşmesine bağlı olarak şekillenecektir. Hasta kendini iyi hissetmeye başladığı andan itibaren kaygı bozuklukları azalmaya başlayacak, panik durumları sıklıkla yaşanmayacaktır. Burada önemli olan hastanın gösterdiği sabır ve iyileşme çabasıdır.