Bir diğer adı lenfoma olan lenf kanseri, beyaz kan hücresi adı altındaki lenfositlerin etkilendiği bir kanser türüdür. Lenf kanseri ölüm oranları her yıl değişiklik göstermektedir. Bu kanser türü iki çeşitte incelenmektedir. Hodgkin lenfoma ve hodgkin olmayan lenfoma şeklinde çeşitleri bulunan hastalığı tetikleyen birçok unsur bulunmaktadır. Lenf kanserleri insan vücudunda yenilenmesi gereken hücrelerin yapısında yenilenme oranlarının bozulması neticesinde hastanın yaşam kalitesini etkilemektedir.

Lenf Kanserine Sebep Olan Etkenler

Lenf kanseri ölüm oranlarının günümüzde her geçen farklılık gösterdiği bilinmektedir. Yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde birçok etken hakkında halen daha araştırmalar devam etmektedir. Bu araştırmalar sonuçlanıncaya kadar da tam olarak sebepleri ortaya konulamayacaktır. Lenf kanserine sebep olan etkenlerden bir tanesinin genetik olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır. Kalıtsal olarak ailede lenf kanseri görülmüş olması, gelecek nesillerde de görülme olasılığı olduğu yönünde görüşler bulunmaktadır. Tam olarak sebepleri konusunda ise henüz ispatlanmış olan bir konu bulunmamaktadır.

Lenf Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Lenf kanseri belirtileri, lenf kanseri ölüm oranları gündeme geldikçe kişileri bilgilenmeye yönlendirmektedir. Kişiden kişiye az ya çok olarak görülen belirtiler bulunmaktadır. Bu belirtilerden bazılarını ise şu şekilde açıklamak mümkündür.

  • Ağrı yapmadan büyüyen lenf bezlerinin görülmeye başlanması,
  • Sebepsiz ve ani ateş yükselmesi,
  • Hızlı seyreden kilo kaybı,
  • Gece uykusundan yoğun bir ter ile uyanma,
  • Yorgunluk ve halsizlik hali görülmesi
  • Ağır seyreden öksürük,
  • Nefes almada güçlük
  • Göğüste ağrı,
  • Karın bölgesinde şişkinlik ve ağrı,
  • Kaşıntı

Bu belirtilerden bir ya da birkaçını bir arada görenlerin, acilen en yakın hastaneye giderek gerekli tetkikleri yaptırması gerekmektedir. Aksi takdirde Lenf kanseri ölüm oranlarının içerisinde yer alma riski ile karşı karşıya kalınabilir.

Lenf Kanseri Tedavisi

Lenf kanseri hastalığının teşhis edilmesi için bir takım tetkikler gerekmektedir. Bunların başında tam kan sayımı ve ultrason muayenesi gelmektedir. Tedavi sürecine başlamadan önce hastalığın teşhisi konulmalıdır. Kanser teşhisi konulmamış olan bir hastaya, kanser tedavisi uygulamak yanlış uygulamalar arasına girmektedir. Lenf kanseri tedavisinde, diğer kanser türlerinden biraz daha farklı yöntemler uygulandığı bilinmektedir. Kanserin hangi evrede olduğu, hastanın yaşı, ileri yaşlardaki hastaların tedavi sürecini atlatıp atlatamayacağı, lenf kanserinin hangi tip olduğuna bağlı olarak tedavi aşamaları değişmektedir. Hekimler, hastalara verilecek ilaçlar, kemoterapi, radyoterapi tedavilerinin sıralamasına hastaların durumuna göre karar vermektedir.

Sağlımızın kıymetini ne yazık ki elden gitmeye başladığı zaman anlamaktayız. Bu sebeple sağlıklı günlerimizden dahi rutin sağlık kontrollerimizi yapmaktan çekinmemeliyiz.

Kanser türlerinin hızla yayıldığı günümüzde, sağlıklı kalabilmek için tüm kötü alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerekmektedir. Sigara ve alkol kullanım yaşının 6 yaş civarına düştüğü bilinmektedir. Hal böyle olunca erken yaşlarda kanserle savaşmak zorunda kalınmaktadır. Çocuklarımızın ve gençlerimizin, kanserle mücadele konusunda bilgilendirilmesi amacı ile okullarda seminerler düzenlenmektedir. Düzenlenen seminerlerde tüm kanser türleri içerisinde lenf kanseri ölüm oranları hakkında da bilgi verilmektedir.

Lenf Kanseri Ölüm Oranları

Tıbbın sürekli gelişme gösterdiği, tıp bilim adamlarının yaptığı araştırmaların arttığı bilinen bir gerçektir. Son yıllarda tedavilerin sürecinin kısaltılması, hastanın yaşam kalitesinin arttırılması, tedavi sürecinin hafif atlatılması ve hastalığın iyileşme oranının yükseltilmesi için geniş kapsamlı çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar neticesinde 10 lenf kanseri hastasının 5 tanesinin hızla iyileştiği gözlemlenmektedir. Lenf kanseri tedavisinde iyileşme oranları hızla artmakta ve eski yıllarda olduğu gibi kısa bir zaman diliminde hastaların hayatlarını kaybetmelerinin önüne geçilmeye başlanmıştır.

Lenf kanseri ölüm oranları hemen hemen yarı yarıya düşmeye başlamıştır. Bunun ana sebebi ise yapılan tıbbi araştırmaların dikkat ve titizlikle yapılarak, hastaların ölüm oranlarını düşürmektir.

Kanser oluşumundaki sebeplerin net olarak bilinmemesine rağmen yapılan araştırmalar göstermektedir ki bazı ağrı kesici ilaçların dahi sürekli kullanılma alışkanlıkları kansere yol açabilmektedir. Uzmanlar, çocukluk çağlarından, yaşlılık çağlarına kadar hemen her yaşta görülebilen bir hastalık olması neticesinde yaşam kalitemizin arttırılması için sağlıklı gıda tüketimi ve kötü alışkanlıklardan uzak durulmasının gerekliliği üzerinde açıklama yapmaktadırlar.

Lenf kanseri ölüm oranlarının düşürülmesi tamamı ile başarılı tedaviler ve hastalığın teşhisinin erken konulmasına bağlıdır. Bu sebeple, vücudumuzda görülen en ufak rahatsızlığı dahi ciddiye almamız gerektiği unutulmamalıdır. Sağlığı elden giden kişinin sonradan yaşadığı pişmanlık, ailelerin dağılması, çocukların anne ya da babalarını kaybetmesi gibi gerçeklerin düşünülmesi ve sağlıklı olan her insanın dahi sağlık kontrollerini yaptırmaları önemli bir husustur. Doktordan kaçan bir toplum olarak, karşı karşıya kaldığımız kanser hastalıklarında paniğe kapılmakta ve bu panikle tedaviye başlama sürecinin uzamasına sebebiyet verilmekteyiz.