Cilt kuruluğu pek çok sebeple meydana gelebilen, akut bir hastalığının neticesi olarak dönemsel ortaya çıkabilecek bir sorun olarak tanımlanabilirken, kimi ciltlerin kronik sorunudur.Her iki durumda da cildin nemlendirilmesi ve sağlıklı bir görünüm elde etmesi için gerekli müdahalelerin yapılması gerekmektedir.

Öncelikle yanlış bilinen bir konun doğru biçimde ifade edilmesi için, cilt kuruluğunun cildin yağ eksikliği anlamına gelmediğini belirtmek gerekir. Her deri dökülmesi ve cildin çatlaması problemi, cildin yağ seviyesi ile ilişkili değildir. Kaldı ki yağ, cildin kurumasına sebep olabilecek unsurlardan birisidir. Zira yağ bir asit türüdür ve asit normal olarak cildin zarar görmesine neden olan faktörlerden birisidir. Tabii terci biçimde cildin çok düzeyde asitliğe sahip olması da kuruma ve dökülmelere neden olabilmektedir.

Bu noktada Cilt Kuruluğuna Ne İyi Gelir? Sorusunu cevaplayabilmek için pH değerlerini bilmemiz gereklidir. Kimyasal formülün asidik mi yoksa bazik mi olduğunu ifade eden bu değer, insan vücudunda 7 civarında olmalı, cilt için ise 5.5 değerinde olmalıdır. Bu değerlerin üstü ve altı ciddi sorunlara neden olabilmektedir.  Pekiyi pH dengesini ne sağlar?

Öncelikle vücudun su ihtiyacını karşılamak için günlük olarak en az 2 litre suyun tüketilmesi esastır. Bunun yanında yeşil yapraklı sebzelerin düzenli tüketilmesi, vitamin ve mineral dengesinin korunması elzem değere sahiptir. Haricen uygulanacak tedbirler ise, pH dengeleyici içerikli kremler olabilir. Aşırı yağlı kremler olumlu sonuç vermeyebilirler. Özellikle deniz ürünlerinin tüketilmesi omega yağ asitlerinin alınması için önemli olduğundan, cilt kuruluğuna karşı başka bir tedbir uygulanmaması sonucunu dahi doğurabilmektedir.