Bebeklere Ne Zaman Tuz ve Şeker Verilmeli?

Bilindiği üzere bebekler ilk altı ay sadece anne sütü veya formül mama ile beslenirler. Ek gıdaya geçiş süreci ise oldukça önemlidir. Bu konuda genel olarak pek çok hata yapılmaktadır. Bebekleri normal insanlar gibi düşünerek, damak tadı oluşmadığı halde, tuzlu, salçalı, şekerli yiyeceklerle beslemek oldukça sakıncalıdır. Bebeğin organları, dünyaya alışırken, özellikle zararları ispatlanmış yiyecekleri bebeklere vermek yanlış bir tutumdur.

Bu konuda gelenekselleşmiş bir aile yapısına sahip olan Türk toplumunda, yaygın anlayış annelerden görüleni yapmak. Ancak, gelişen teknoloji ve internetin hemen her evde yer alması, doğru bilgiye ulaşma kaynaklarını da çoğaltmakta ve günümüz anneleri, araştırarak, doktorlarına danışarak  bebeklerini sağlıklı beslemek adına adımlar atmakta.

Günümüzde artan hastalıklar arasında obezite, diyabet gibi yaşam şartlarını zorlayan rahatsızlıklar ön plana çıkmakta. Bu hastalıklar, bebeklikten itibaren oluşan beslenme şekillerinin de bir sonucu olarak karşımıza çıkmakta. Artık eskiden yapılanları “nasılsa bir şey olmuyor, bizler nasıl büyümüşüz?” gibi cümlelerle doğrulamak yerine, doğru ve sağlıklı beslenme yolları araştırılarak, hem bebekler hem de ailenin diğer fertleri için sağlıklı beslenme yoluna gidilmesi gerekmekte.

Bebeklerin beslenmesi konusu çok hassas olmakla birlikte, belirli kurallar da içermelidir. Bunların başında ek gıdaya geçiş sürecinde bebeğe şekerli ve tuzlu gıdalar vermemek gelir. Bu durum mümkünse 3 değilse 2 yaşına kadar sürdürülmelidir. Unutulmaması gereken hassas nokta şudur ki: bebeklerin beslenme alışkanlıkları ilk yıllarındaki beslenme şekilleriyle oluşur ve ilerleyen zamanlarda bu durum kalıcı hale gelir. Sonradan bu alışkanlığı değiştirmek ise oldukça zordur. Şeker ve tuzun önemini daha iyi anlamak için konuyu biraz açalım:

Şeker: Bebeğin ek gıdaya geçiş sürecine kesinlikle şekerli gıdalarla başlamamak gerekir. Bunun pek çok sakıncası vardır. Bunlardan biri, şekerli gıdayı tadan bebeğin, şekersiz diğer gıdaları reddetmesidir. Bir diğeri ve en önemlisi şekerin vücuda verdiği zarardır. Organları yeni gelişen bir bebeğin, zararlı bir besin olan şekerle tanışması, karaciğerini yoracağı gibi, sindirim sistemi için de tehlike arz edecektir. Şekerin bir diğer zararı ise, bağımlılık yapabiliyor olmasıdır. Vücudun insülin direnci düştükçe şeker ihtiyacı artacak ve bu döngü kısır bir hal alarak zamanla önüne geçilemeyecek bir duruma yol açacaktır. Şekerin her insana zarar verdiği düşünülerek, genel olarak da aile beslenmesinde kısıtlanması gerekirken, bebeğin bu zararlı maddeyle mümkün olduğunca geç tanışması oldukça doğru bir tercih olacaktır.

Tuz: Şeker nasıl ki ilerleyen yaşlarda diyabete sebep oluyorsa, tuz da yüksek tansiyon riskini artıracaktır. Bebeğin beslenmesinde ilk iki yıl tuza yer yoktur. Zannedilenin aksine tuzsuz yediğinde bebek yiyeceği beğenmezlik yapmaz. Çünkü tuzlu halinin tadını bilmiyordur. Ayrıca tuzun bebeğin minicik böbreklerine yapacağı yükü tahmin etmek de kolay değildir.

Bebek Beslenmesinde Yapılan Hatalar ve Yapılması Gerekenler 

  • Bebeğin ek gıdaya geçiş sürecine meyveyle başlamak yanlıştır. Meyve bilindiği üzere tatlıdır ve bebeğin daha sonra sebze istememesine sebep olabilir. Sebze ile başlanan ek gıda serüveninde, buharda haşlama yöntemi kullanılmalı ve besin değerleri kaybolmadan bebeklere sunulmalı.
  • Sebzelere tuz ve baharat eklememeli, bebeklerin büyükler gibi bir damak tadına sahip olmadığı bilinmelidir.
  • Bebek bir besini reddettiğinde üstüne gitmemeli, bulamaç ve püre gibi karışımlar yerine yiyecekleri tane tane tadına vararak yemesi sağlanmalıdır. Bu beslenme şekli, ilerde çocuğun damak tadını etkileyeceğinden önemlidir.
  • Bebeğin sevmediği besinler köfte gibi gıdalara katılabilir, beslenme konusunda anneler pek çok yöntemler geliştirebilir, ancak yöntemlerden hiçbiri besinlere şeker ve tuz eklemek olmamalıdır.