alerjik astım tedavi yöntemleri

Mevsim değişikliklerinin neden olabileceği alerjik astım bitkisel tedavisi alternatif bir tedavi olarak karşımıza çıkıyor. Öksürük, hırıltılı solunum, sıklıkla yaşanılan soğuk algınlığı, solunum yolu enfeksiyonları ile aile içerisinde alerjik astım şikayetlerinin olması kişilerde alerjik astım görülme riskini artırıyor.

Astım şiddeti hastadan hastaya göre değişebiliyor. Bahsi geçen alerji saman nezlesinden astım hastalığına kadar ciddi problemlerle karşılaşılmasına neden olabiliyor. Genel itibari ile ataklar şeklinde seyir eden bu kronik rahatsızlık Türkiye’de 4 milyon kişi bu hastalıktan muzdariptir. Dünya’da ise 300 milyon kişinin alerjik astım nedeni ile şikayet ettiği görülür. Uzmanlara göre erken tanı ve tedavi süreci son derece önemlidir. Erken müdahale ile hastalık kontrol altında tutulur.

Alerjik Astım Nedenleri?

Vücudun polen, ilaç, ev tozu ve kimyasal maddelere karşı geliştirmiş olduğu reaksiyona alerji denilir. Alerjik reaksiyon geçiren hastaların yarısında alerjik nedenin faktörü genetik kökenli olmaktadır. En başta solunum sistemi olmak üzere vücudun çeşitli organlarında reaksiyon olarak kendini gösterir. Gözler, cilt, mide ve bağırsak alerjik reaksiyonlardan etkilenir. Bunun dışında dünyada görülen alerjinin en sık nodülü olarak karşımıza çıkar ve bu da ev tozu akarları ile kişilerde rahatsızlıklara neden olur.

Bilhassa yıl boyu süren alerjik durumlarda alerjik astım nedenleri araştırılmalıdır. İlk sırada düşünülmesi gereken akarlardır. Astım alerjisi İlkbahar mevsiminde yoğunlaşır. Sonbahar mevsiminde ise astım alerjisi azalır. Kış ve Yaz mevsimlerinde eğer astım alerjisi hiç gözlenmiyor ise bu durum akla polen alerjisini getirebilir. Bunun yanı sıra sıklıkla görülmesine rağmen akla hiç gelmeyen diğer bir alerjen etkiler de küf, hamamböceği ve evcil hayvanlardır.

Alerjik Astım Belirtileri Nelerdir?

Hava yollarının daralması nedeni kişinin hayatı boyunca devamlılık gösteren astım türü olarak karşımıza çıkıyor. Ataklar halinde devamlılık gösteren alerjik astım belirtileri nelerdir bu rahatsızlığı yaşayan kişiler tarafından merak ediliyor. Türkiye’de her 100 çocuk içerisinde 15’inde ve her 100 yetişkin içerisinden 7’sinde bu hastalık faktörüne rastlanıyor.

Alerjik astım geçiren kişiler bu duruma sebebiyet veren tetikleyici faktörlerden uzak durmalıdırlar. Bu durum solunum yetmezliğine gitmesine bir önlem olarak görülür. Özellikle bahar ve yaz mevsimlerinde görülen alerjik astım havada bulunan partiküllerin solunması ile burunda hissedilen yanıcı his olarak karşımıza çıkar. Belirtileri ise genel itibari ile şu şekilde seyir eder:

  • Kuru ve krizler halinde gece uykularından uyandıran öksürük
  • Soluk alıp verirken ortaya çıkan ıslık sesleri
  • Nefes darlıkları
  • Göğüste meydana gelen tıkanıklık ve sıkışma
  • Hırıltılı solunum

Alerjik Astım Neden Olur?

Kişiye ve çevresel etmenlere göre değişen risk faktörleri alerjik astım neden olur sorusunu ortaya çıkartır. Buna göre neden olan faktörler şunlardır: Ailede astım hastalığı olan kişi veya kişilerin varlığı, çeşitli tozların içerisinde çalışılması, gebelik döneminde annenin sigara içmesi, bebeklik dönemlerinde bebeklerin alerjen maddelere karşı çok hassas olması, 2 yaşından itibaren çocukluk döneminde ağır solunum hastalıkları ile karşı karşıya kalmak, evde sigara içen kişilerin varlığı, henüz anne karnında iken annenin yetersiz beslenmesi ve bebeğin düşük tartılı doğması alerjik astım risk faktörlerine verilen nedenlerdir. Ev tozu, polen, tüylü hayvanlar, ev içi mantarları, iç ve dış ortam kirliliği gibi bir çok etmen astımı tetikleyen faktörlerdir.

Alerjik Astım Tedavisi

Tedavisi çeşitli ilaçlarla sağlanabileceği gibi alerjik astım bitkisel tedavisi olarak alternatif tedavi yöntemlerinden de faydalanılabilir. Bilhassa göz akması ve hapşırma gibi faktörlerinin gözlemlenmesi halinde hastalar taze tere tüketebilirler. Günde 2 ila 3 yaprak olarak sapları ile çiğnenen bitki burun akıntısı, gözlerde yaşarma gibi etkenlere iyi gelmektedir.

Alerjik astım yaşayan kişilere İbrahim Saraçoğlu’nun da önerdiği üzere sabahları kekik çayı ve akşam vakitlerinde sinir otu çayı tüketilmesi önerisinde bulunuluyor. Tüm bunların yanı sıra çeşitli kürler ile de doğru bitkilerin doğru zamanda kullanılması kişilerin bu sorunlarına tamamen doğal yöntemlerle çözüm bulmasını sağlıyor. Alternatif tedaviler özellikle uzak doğu ülkelerinde rağbet görüyor. Tıbbın da kabul gördüğü üzere çeşitli bitkiler ile tedavi süreçleri sağlanıyor.